GÜRÜN BİZİM SEVDAMIZ


Yüksekokuldan kalabalık bir ekip ile yeni kaymakamımıza hayırlı olsun ziyaretine gittik. Klasik bir hayırlı olsun ziyareti değildi bizimki ama tahminimden bile daha verimli oldu görüşmemiz. Kaymakam Bey’in derinlik içeren bakışı bizim için de ufuk açıcı türden idi. Gürün’ün tarihine geçecek işler nasıl yapılır? Gürün nasıl daha iyiye gider konusunda ufkumuzun yettiği kadar konuştuk. Konuşurken de neler yapabiliriz diye düşünmeden edemedik, hatta bu düşünme daha uzun süre de devam edecek gibi. Gücümüz yettiği kadar da düşünceden fiile geçen çalışmalarız olacak inşallah…

Kaymakam Bey’in İbn-i Haldun’u referans vererek ifade ettiği “Coğrafya kaderdir” ifadesi belki sohbetimizin en güzel tespitlerinden biri idi. Gürün’ün coğrafyası güzeldi ve bizler de aslında şanslı insanlardık. Benden Gürün’ün insan tipine dair fikrimi sorduğunda ise benim aklıma öncelikle insanımızın demokrat kimliği geldi. Gürün’de özellikle dayanışma kültürünün nispeten diğer bazı ilçelerden geri olmasına yorumumuz Gürün’ün içinden geçen yolun Gürün’ü açık toplum haline getirdiği ve açık toplumların da kapalı toplumlara ait özellikler gösteremeyeceğini ifade ettik. Başta da belirttiğim gibi eksik cevaplarımız olduysa da bu çalışmadığımız yerlerden soru gelmesiyle açıklanabilir. Ama şimdi düşünüyorum da demokrat kimlik ve açık toplum konusunda aslında doğru olanı ifade etmişiz.

Gürün daha iyiye ve kaliteli olana nasıl ulaşır? Bu soru en başta kaymakamlığımızın ve belediyemizin cevap aradığı soru olmakla birlikte aynı zamanda yüksekokul olarak bizim, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının ve bütün Gürünlülerin cevap vermesi gereken önemli bir sorudur. Günü mü kurtaracağız yoksa aynı zamanda yarını da kurtarmalı mıyız? İyilik yapıp karşılığını kullardan mı bekleyeceğiz yoksa iyilik yapıp denize atacak ve balık bilmezse Halik’ın bilmesini mi bekleyeceğiz. Tabi ki doğru olanı yaptığımız her işte karşılığını başta Allah’tan bekleyerek yapacağız. Ne demişler “ağaca dayanma kurur, insana dayanma ölür”. Biz ve bütün insanlar yapmış olduğumuz her işte karşılığını Allah’tan beklediğimiz zaman daha kaliteli işçilik çıkacaktır ortaya. Eğer bir patronumuz olacaksa en büyük patrona yani yaratana çalışalım. Ücretini de öncelikli olarak hiçbir adaletsizliğin mümkün olmadığı ahirette alalım.

Biz ömrü hayatımızda belki birçok şeyi öğrenemedik ama bir şeyi öğrendik ki fikirsiz zikir bile olmuyor. Önce fikir ve fikir çilesi ile yola çıkacağız. Reklam olsun diye çalışmayacağız çünkü zaten iyi iş yaparsak bizim reklam etmemize gerek yok torunlarımız bile o hizmeti anlatacaktır.

Üniversitemizin yeni bir sloganı var, “Gelenekten geleceğe” şeklinde. Gürün’de de bunu yapacağız. Geleneklerimizden ve tarihimizden aldığımız tecrübe ve birikim ile işe koyulacak ve öyle güzel projeler yapacağız ki geleceğe de inşallah hep birlikte altın harflerle geçeceğiz. Hayal gördüğümü düşünen de olabilir, ama varsın olsun. Hayalleri olmayanın başarı şansı da olmaz.

Bir saate yakın zaman oturduğumuz halde kaymakamlıkta projemizden bile bahsedemedik bari buracıkta bahsedeyim projemizden. Projemizin adı “Gürün’ün insan kaynağı”. Siz bunu “Gürün’ün kalifiye insan kaynağı” olarak da görebilirsiniz. İşte bu proje bittiğinde Gürün’ün insan profili de tam olarak ortaya çıkacaktır. Bu arada “Gürün’ün insan kaynağı” projesi son görüşmeden aldığımız esinti ile değil zaten elimizde dosya olarak gitmiştik.

Sevdamız olan Gürün için çalışacağız, bu yazılar da onun bir girişi mahiyetinde zaten…


Sivas, Ekim 2017    

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

GÜRÜN MESLEK YÜKSEKOKULU

GÜRÜN MESLEK YÜKSEKOKULU HAKKINDA MERAK EDİLENLER

Bilgisayar Mühendislerine ve Bilgisayar Mühendisi Olacaklara Tavsiyeler